Sığ Yanlarımız Oldu Ara Sıra

26/10/2009 - no more mr nice guy

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

23/10/2009 - her neyi dilesek burada olmaz

  
 

gelse de trenden ikimiz insek  
camları buğulu iki tas çorba  
bir kitap -- çantana korkup tutunmuş  
kâğıdı samandan şiiri zorba  
 
ve o hışırdayan uykudan geçsek  
sobanın ayrımsız adaletinden  
çok büyük bir yağmur işte başlamış  
kimse çıkmayacak bugün evinden  
 
böyle susuyorum ben çok değiştim  
sense nasıl denir -- hâlâ o kızsın  
dinle ağlayarak çıkrık sesini  
işte şu dünyada yapayalnızsın  
 
her neyi dilesek burada olmaz  
en büyük erdemi bunun, susamak  
yalar yarasını içte bir geyik  
hepsi bu kadardır: adı yaşamak

 Süleyman Çobanoğlu

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/10/2009 - Mahpus gibi tutsak gibi belki köle gibi



                                              Sanılar   
Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır
Uçan kuşları gözlemektesinidir tek başına
Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin
Radyo dinliyorsundur ya da susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir

Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun bir olmazı
Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi bir elma yemeyi kurarak
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin

Mahpus gibi tutsak gibi belki köle gibi
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir
Belki de kendini bağışlamıyorsundur
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü
Kırık tirenler gibi öylece kalakalmışsındır
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Ya da uyumak istiyorsundur her şeyi unutmak için
Belki sen de benim gibi ölesiye yalnızsındır

Afşar Timuçin


Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/9/2009 - Kötü zamanlarda kötü, iyi zamanlarda iyi.



SEVECEKLERDİ BENİ


İyi nedir kötü nedir düşünmüyorum
Çalışırım, acı çekerim: yaşamım bu.

Takma pervaneli kayıklar, çanak çömlek yaparım,
Kötü zamanlarda kötü, iyi zamanlarda iyi.

İşlerim sayısızdır! Yalnız sevgim,
Sezmekle bunları, boyuna bir yere biriktirir.

Sevgim kuşkusuz inansa da onlara
Susar daha yeminden, inanıştan önce.

Bir ağaç yapın beni, kargalar sanırım ki
Yakında başka ağaç yoksa tüneyecek dalıma.

Bir tarla yapın beni, yaşlı çiftçilerin çapası
Göreceksiniz büyüttüğüm yaban otlarını sökmeye çalışacak.

Patatesleri terinizle sulamalıydınız ki
Nankör toprağımla nasıl büyüdüklerini göresiniz.

Suyum ben. Biçimlenmeye başlayan bir bataklık.
Ateş? Külüm ben. Ama bir tanrı olsaydım eğer,

Tanrıların bulunması gerektiğini bildikleri yerde,
İnsanlar tüm duyarlıklarıyle seveceklerdi beni.


Attila JÒZSEF

    
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

15/8/2009 - seni bunaltan şehir...



    

KENTTE GÜZ
İşte kent, alan ve evler
ve işte saçları boğum boğum belikli kızlar
rüzgârlar tutkular gülücükler yuva yaparlar her boğumda

Mevsim güzdür

Yukarda bir yerde gizlenir güneş
bulutların içinde
tıpkı bir pençe gibi bir atın yüreğinde

                                                        Jan SKACEL

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/7/2009 -

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

nasıl yaşanıyor bu vesayetli dünyada hangi çılgınlar nasıl dayanıyor buna

Kategoriler

Arkadaşlarım

ahha
sarafin
Oyum ben
sinemaoyun
kaybolusculuk
baska
mansur
obolukbasi
stillhappy
kevserbanu
sozunotesi
sirazelogos
star35
bilsu
nazarbaz
mecnun1965
vuslat071
aysundan
raktas
skazka
beyaztuval
kutuptayaz2
siiryarismasi
emins
dilsizmutercim
taktaki
elbigados
mesothelioma asbestos lawsuit
mesothelioma case